İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk, partisinin Türkiye genelinde yürüttüğü saha çalışmalarına dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Nisan ayında 36 ilde gerçekleştirilen saha programlarının tamamlandığını ifade eden Ertürk, Mayıs ayı itibarıyla bu sayının 55’e yükseldiğini belirtti. Bu süreçte genel başkan yardımcılarının sahaya inerek il ve ilçe teşkilatlarıyla toplantılar düzenlediğini ve yerel basınla buluştuğunu vurguladı.
Ertürk, saha çalışmalarının yanı sıra parti yöneticilerinden oluşan 25 kişilik bir ekiple yürütülen iç eğitim programlarının da devreye alındığını, bu kapsamda 35 ilde teşkilatlara yönelik eğitimlerin gerçekleştirileceğini aktardı. Bir ilin bir ay boyunca saha ziyareti aldıktan sonra, sonraki ay eğitim programına dahil edildiğini kaydeden Ertürk, eğitimlerin ardından yeniden sahaya inerek seçmenle doğrudan temas kurulduğunu belirtti. Ayrıca, on politika alanında ve açılım süreciyle ilgili hazırlanan içeriklerin kitapçık haline getirilerek milyonlarca seçmene ulaştırıldığını ifade etti.
Ertürk, saha çalışmalarının belirli kriterlere dayanarak planlandığını vurgulayarak, üç temel ölçüt kullandıklarını söyledi. Bu ölçütler arasında merkez sağ seçmenin yoğun olduğu ilçelerin analizi ve 2002 seçimlerinde belirli oy oranlarının yakalandığı bölgelerin önceliklendirilmesi yer alıyor. Ayrıca “Yörük-Türkmen” ve “Selçuklu coğrafyası” olarak tanımlanan alanlarda özel çalışmalar yürütüldüğünü belirten Ertürk, Doğu ve Güneydoğu için de ayrı bir saha programının hazırlandığını aktardı.
Seçmen davranışlarına dair sahada elde ettikleri izlenimleri paylaşan Ertürk, “Sandığa gitmeyecek büyük bir seçmen kitlesi var. Ancak Türk milleti sandık sevgisi yüksek olan bir millettir. Dolayısıyla sandığa gitmeyeceklerini düşünmüyorum” dedi. Kararsız seçmen oranının oldukça yüksek olmasına dikkat çeken Ertürk, bunun sandıktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı.
Saha çalışmalarının en çarpıcı bulgularının ekonomi ile ilgili olduğunu belirten Ertürk, özellikle emekliler ve gençlerin ciddi ekonomik zorluklar yaşadığını söyledi. “İnsanlar adeta ağlıyor; bunu mecazi olarak söylemiyorum” diyen Ertürk, emeklilerin geçim sıkıntısı nedeniyle ileri yaşta çalışmak zorunda kaldığını ifade etti. 20 bin lira maaş alan bir emeklinin 75 yaşında pazarcılık yaptığını dile getiren Ertürk, “15 bin lira kira ödüyorum, elektrik ve suyu ödedikten sonra geçinmem mümkün değil” sözlerini aktardı. Gençlerin de benzer ekonomik zorluklarla karşılaştığını belirten Ertürk, orta yaş grubundaki kişilerin de maaş almalarına rağmen ay sonunu getirmekte zorlandıklarını ifade etti. Ayrıca esnaf ve iş dünyasında finansman krizi ve nakit akışı problemlerinin öne çıktığını sözlerine ekledi.
Ertürk, siyasete duyulan güvenin zayıfladığını da vurgulayarak, bu durumun toplumun genel huzuru üzerinde olumsuz etkiler yarattığını dile getirdi.